Kayak sporu Osmanlı Devleti’nin son döneminde I. Dünya Savaşı’nın getirdiği askeri ve teknik ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Kayak, Cumhuriyet döneminde bir savunma sporu ve modernleşmenin bir parçası olarak kurumsallaşmıştır. Erzurum merkezli olarak başlayan kayak, Halkevleri, Beden Terbiyesi Umum Müdürlüğü ve spor kulüpleri aracılığıyla sivil alana yayılmıştır. 1930 ve 1950 yılları arasında merkezi kurumsal yapılar dışında basın, eğitim kurumları ve yerel idareler de kayak sporunun yaygınlaşması noktasında önemli çalışmalar yürütmüştür. Kayak, Doğu illerinde daha çok ulaşım ve yurt savunması amacıyla yaygınlaştırılmaya çalışılırken Batı illerinde daha çok turizm amaçlı bir gelişim göstermiştir. Bu farklılaşma dönem basınında kayak sporunun halkçı mı yoksa elit bir girişim mi olduğu yönünde tartışmalara neden olmuştur. Bolu ilinde gerçekleşen çalışmalar, kayak sporunun gelişiminde ve yayılmasında önemli bir örneklem olarak ele alınabilir. Dönemin sınırlı ekonomik imkanlarına rağmen, örgütlenme, sporcu yetiştirme, kamplar ve kurs faaliyetleri gibi konular Bolu ili örneği üzerinden analiz edilebilmektedir. Abant ve Gerede’de başlayan ilk tesisleşme girişimleri Bolu’nun bir kayak merkezi olarak konumlandırıldığını göstermektedir. Arşiv belgeleri ve süreli yayınlar, Bolu’da kayak sporu gelişiminin kamusal girişimler ve sınırlı devlet desteği ile gönüllülük esasına dayalı çalışmalarla sürdürüldüğünü göstermektedir. Çalışma erken Cumhuriyet döneminde kayak sporunun yalnızca savunma ve modernleşme politikalarının içerisinde yer alan bir spor dalı değil aynı zamanda halk eğitimi ve sporcu yetiştirme politikaları kapsamında çok boyutlu bir noktada durduğunu göstermeyi amaçlamaktadır.
Skiing emerged in the late Ottoman period as a response to the military and technical needs brought about by World War I. During the Republic era, it was adopted as a self-defense sport and institutionalized as part of modernization. Starting in Erzurum, skiing spread to the civilian sphere through community centers, the General Directorate of Physical Education, and sports clubs. Between 1930 and 1950, in addition to central institutional structures, the press, educational institutions, and local governments also carried out significant work in promoting skiing. While skiing was primarily promoted in the eastern provinces for transportation and national defense purposes, it developed more for tourism in the western provinces. This difference led to debates in the press of the time about whether skiing was a populist or an elite endeavor. The efforts in Bolu province can be considered an important example in terms of the development and spread of skiing. Despite the limited economic resources of the time, issues such as organization, athlete training, camps, and courses can be analyzed through the example of Bolu province. The initial attempts to establish facilities in Abant and Gerede demonstrate that Bolu was positioned as an alternative ski resort. Archival documents and periodicals reveal that the development of skiing in Bolu was sustained through public initiatives, limited state support, and volunteer-based efforts. This study aims to demonstrate that in the early Republican period, skiing was not only a part of defense and modernization policies, but also occupied a multifaceted position at the intersection of public education and national development policies.